Ocak ayında 15 bin öğretmen alımı yapılacak!

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ocak ayında 15 bin yeni öğretmen ataması yapılacağını duyurdu.

Başbakan Davutoğlu Ocak ayında 15 bin yeni öğretmen alınacağını açıkladı.

Öğretmenlerin milli gelişim ve gelecek için önemli rolü olduğunu belirten Başbakan Davutoğlu, “Öğretmenlerimizin milli gelişimimizdeki ve geleceğimizdeki rollerini göz önüne alarak, inşallah 2 Aralık’ta, 19. Milli Eğitim Şurası’nda Öğretmen Strateji Belgesi’ni ilan edeceğiz. Bu belgenin oluşumuna hepinizin katkıda bulunması önemli. Sizlerin tecrübelerine dayanarak ilan edeceğiz. Son olarak birçok öğretmen adayımızı mutlu edecek bir haberi sizlerle paylaşmak istiyorum. İnşallah ocak ayında emekli olacak öğretmenlerimizin de durumlarını göz önüne alarak, 15 bin yeni kadro ilan edeceğiz ve 15 bin öğretmen atamasını ocak ayında yapacağız” ifadelerini kullandı.

Bu haberin öğretmen olma aşkıyla bekleyen birçok adayı mutlu edeceğine yönelik inancını dile getiren Davutoğlu, “Bir tür öğretmenler günü hediyesi olarak bunu, sizlere, öğretmenlerimize, ailelerine tevdi etmek istiyorum” diye konuştu.

Öğretmenlerin gerekirse 24 saat çalışacağını, 7 gün yetmiyorsa 8’inci günün bulunacağını dile getiren Davutoğlu, öğretmenlik bir hayat felsefesi haline geldiğinde bunun yapılacağını ifade etti. Davutoğlu, “Bunu yapınca emin olun vaktiniz de bereketlenir, dinlenecek de zaman bulursunuz. Bunu da göz önüne alarakhafta sonu tedarik kurslarındaki ek ders ücretlerini de iki misline çıkardık” dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu Öğretmenler Günü nedeniyle 81 ilden gelen öğretmenlere hitap etti.

Davutoğlu’nun konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

– Öğretmen öğrenci ilişkisi olmadan ahlaki ve zihni formasyon gelişmez.

– Birincisi öğretmen öğrenci ilişki anlık ilişki değil hayat boyu süren hatta hayat sonrası da devam eden bir ilişkidir.

– Nasıl anneme ve babama fatiha okuyorsam öğretmenlerime de okuyorum.

– İkincisi hepimiz özgeçmiş yazarız kurumları yazarız eskiler kendileriyle ilgili bir şey yazdıklarına ben şu dersi şu hocadan aldım diye yazarlardı.

– Eğitimi bir aşk gibi aşılayan öğretmendir. Okulun ismi ya da ne kadar prestijli olduğu değil.

– Sizler öğrencilere o dersi sevdireceksiniz sizin şahsınızda dersi sevecekler emin olunuz bir öğrenci bir konuyu sevdiğinde mutlaka öğrenir. Dersi sevdirende sevdirecek olanda öğretmendir.

– Üçüncüsü öğretmen ve öğrenci bir ortak hafızada ilişki kurar. Beni çok etkileyen bir olaydır ortaokul birinci sınıf rehberlik dersinde İsmail Çağlayan hocam gelecekte ne olmak istiyorsunuz kopmpozisyonu yazmamızı istedi. Seneler sonra hocam babam rahmetliye geldi ve artık devlet görevi aldığım için teslim etmek istedi. Yazdığım şey bu devlete hizmeti içeriyordu. Bir öğretmen genel bir tespit yapması iki üç ders sürer önemli olan onu hayat dolu bir hafıza ile birleştirmektir.

– Bazen bir söz çok önemlidir. Mesele uzun dersler vermek değil. Eğitim ahlak ve bilginin birleşimidir. Bir öğretmenin sözünün etkisi hayat boyu sürebilir.

– Beşinci husus sadece bir bilgi aktarımı değil tutum ahlak aktarımı. Öğretmen bağırmadan da o ilişkiyi kurabilir.

– Zorluğu bir problem gibi görmek yerine başarıya ulaşan bir yol olarak görmek gerekir.

– Hayat ile okul arasındaki ilişkiyi geçişken kılmalıyız. Alıp mahalleyi dolaştırmak bir parkta ders yapmak. Hayatın her safhasına eğitimi yaymak gerekir.

– Beni yaptığım mesleğe değer kattığını düşündüğüm ilişkinin sadece sınıf ve mekana eit değil bütün dünyaya ait olduğudur. Filipinler’e gittim soru soran bir kişi 20 yıl önceki öğrencimdi. Irak’a gittim beni karşılayan Dohok valisi ‘hocam hoşgeldiniz’ dedi. Ben nasıl öğrencilerimin ismini unutmamışsam onlarda benim ismimi unutmazlar. Ben sizler nezdinde bütün öğretmenlere seslenerek şunu söylemek istiyorum insanoğlunun en ahlaki ve onurlu mesleğini icra ediyorsunuz. Benim en büyük öğretmenim İstanbul’dur. Bizler boşlukta bilgi üretmiyoruz. Geçmişe borçluyuz mekana borçluyuz çevreye borçluyuz.

– Hükümetimiz olarak da bu onurlu mesleğin şartlarını iyileştirmek için elimizden geleni yapıyoruz.

– Buradan milli eğitim bakanımıza çağrıda bulunuyorum sanatçılarımız ve tanınmış bilim insanlarımız liselerde fahri öğretmenler olarak ders vermeliler.

– Bir ülkenin savunmasının da milli eğitimden geçtiğine inanıyoruz. Milli eğitimi sağlam olmayan bir ülkenin tankları, tüfekleri, uçakları savunmayı temin etmez ama Milli eğitiminiz sağlamsa eksik olan savunmayı tamamlarsınız. Onun için, 2002 yılına kıyasla milli eğitim bütçemizde yüzde 726’lık bir artış oldu, 62 milyar liraya yükselttik.

– Yüz yeni üniversite kurduk ilk defa sosyal liseler ve spor liseleri kuruldu. 21. yüzyıla girerken yüzkarasıydı birçok şey. Malatya’ya gittiğimde bir yolda öğrenciler el salladılar yanlarına gittim kaç kışisiniz diye sordum 25 ve 29 kişiyiz dediler. İnsani ve ikili bir eğitim olabilmesi için 30 kiinin üstüne çıktı mı bunu sağlamak mümkün değil.

– Akıllı tahtalar zaten sınıflarda kullanıldığı için etkin bir şekilde kullanılıyor, biz tabletleri mekanik bir araç olarak kullanılması için dağitmadık. Tabletleri bilgi çağında bilginin erişimini göstermek için dağıttık. Ne kadar bilgisayar verilirse verilsin kitap kokusu duymamış kişi kişi olamaz. Tabletleri dağıtmamız kitapları unutturmamak için değil takviye içindir. Kitap sevgisini unutralarsa bir daha kimse onlara kitap sevgisini aşılayamaz.

– Son olarak dershanelerin dönüşümü sonrasında öğretmenlerimizin verdiği takviye kurslardaki fedakarlıktan dolayı teşekkür ederim. Gerçek bir öğretmenin tatili olması gerektiğini düşünmüyorum. Haziran başında tatile girip eylül ayına kadar öğrencisi ile ilişkisi olmayan öğretmen o ilişkiyi kuramamış demektir.

– İnşallah ocak ayında emekli olacak öğretmenlerimizin durumlarınıda göz önüne alarak 15 bin öğretmen kadrosunu açacağız.

 

Aramalar: , , ,

 

Paylaş



 
 
 
 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir